Kerem Engin; Bu Savaş Kimin?

"21. yüzyılın tahakkümcü küresel zihniyeti Dünyayı savaş ve çatışma üreten bir alana çevirdi. Kendilerini yeryüzünün sahibi ve insanlığın değişmez efendileri addedenler her gün Dünyanın farklı bir yerlerini ateşe vererek çıkar ve saltanatlarını devam ettirmekteler..."

Kerem Engin; Bu  Savaş Kimin?
Kerem Engin; Bu  Savaş Kimin? cihan

     21. yüzyılın tahakkümcü küresel zihniyeti Dünyayı savaş ve çatışma üreten  bir alana çevirdi. Kendilerini yeryüzünün sahibi ve insanlığın değişmez efendileri addedenler her gün Dünyanın farklı bir yerlerini ateşe vererek çıkar ve saltanatlarını devam ettirmekteler. Bu adeta insanoğlunun kendi kıyametini hazırlama adına ortaya koyduğu büyük bir gayrete dönüşmüş bulunmakta. Zira  bazen coğrafyaların stratejik önemine göre bazen de yeraltı kaynaklarına göre şekillenen ve ya değişkenlik gösteren adı konulmamış bir savaş ile karşı karşıyayız.  

       Kimi zaman güya demokrasi ve özgürlük götürme bahanesiyle binlerce kilometre öteden gelerek, ülkelere yönelik yapılan işgal denemeleri, dehşet ve vahşet girişimleri  insanlığın birbirine olan umudunu tüketmektedir.  Yalnız bu gün gelinen noktada  şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki, artık küresel çapta organize edilen bu  savaşın safları gittikçe netleşmektedir. 

     Önümüzdeki süreç bu saflaşmanın/kamplaşmanın doğuracağı yeni sosyolojik gerçekliklere gebedir. Ümid ediyorum ki, nasıl şer güçler aynı amaç ve menfaat etrafında bir birlikteliğe varmışlarsa, inşaallah bu zorlu günler bütün dünya mazlumlarını da birbirine yaklaştıracak ve yeni bir  güç merkezi oluşturacaktır.  Çünkü adaletini, insafını ve merhametini kaybetmiş birer organizasyona dönüşmüş olan bu sözde medeni Dünyanın insanlığa acı, kan ve gözyaşından başka da sunacak bir şeyinin olmadığı gün gibi ortadadır. Masabaşlarında kurulan ve cephelerde birbirine düşmanmış gibi gösterilen paravan/taşeron bütün örgütlenmelerin vakti geldiğinde birlikte nasıl da aynı merkezlere hizmet ettikleri çok net görülmektedir. 

       Her yeni stratejik birlikteliğin, her yeni çıkar ilişkisinin  ve her konjoktürel müttefikliğin yeni cepheleşmelere ve dolayısıyla yeni savaş alanlarına sebep olduğu bir zamanda ülkeler arası dostluk kavramının da anlamsızlığını ilan etmektedir. Ve böylece birbirine güvenmeyen insanlar, birbirine güvenmeyen devletler güvensiz sınırlar, güvensiz limanlar... Ve tüm bu tablo içerisinde dünyaya jandarmalık yarışına giren güçlerin insafsızlığına terk edilmiş topluluklar... İşte bu yüzden diyorum ki,  bu gün insanoğlu kendi sonunu hazırlayan çok tehlikleli bir oyun oynamaktadır. 

      Hasılı bu noktada hiç tereddütsüz şunu diyebiliriz ki,  bu savaş; dini, dili, rengi, coğrafyası değişkenlik gösterse de bir tarafında yeryüzünün mazlumlarının diğer  tarafında ise küresel emperyalizmin, siyonizmin ve kapitalizmin temsilcileri olan egemen güçlerin olduğu bir savaştır.  Bu savaş; yükü şefkat ve merhamet  dolu olanlar ile  sermayesi işgal, menfaat ve zulüm olanların olduğu bir savaşıdır. Bu savaş; sıradanlığı seven  garip ve gurabenın derdiyle dertlenenler ile kibrin, enaniyetin ve gücün esiri olanların savaşıdır. Bu savaş yıllarca kendilerine doğulu diyerek aşağılanıp  alınterleri, emekleri ve kaynakları sömürülenler ile kendilerini batılı/ileri/medeni görüp rahatları için kendilerinden olmayan her kesimi ve her yeri sömürmeyi doğal bir hak olarak gören sömürgecilerin savaşıdır.  Bu savaş yeryüzünün açlığa, yokluğa ve çaresizliğe mahküm edilmiş yalın ayaklı mazlumları ile güce ve ihtişama tapan emperyalist zorbaların arasındaki bir savaştır. Ve belki en temelde şunu diyebiliriz ki, rahmetli Cemil Meriç üstadın da dediği gibi bu savaş; Olimpos dağının çocukları ile Hira dağının çocukları arasındaki bir savaştır.

     O yüzden kim olursa olsun, Dünyanın hangi bölgesinde yaşıyorsa yaşasın ve  inancı, dili, rengi, meşrebi ne olursa olsun yeryüzündeki bütün mazlumların, ezilmişlerin ve mustazafların dayanışması/birlik olması ve ortak bir direniş ruhu/hattı geliştirmesi gerekiyor. Tek çözüm büyük insanlık ailesinin el ele vererek mazlumların kanı ve göz yaşı üzerinde imparatorluklar kurma hesabı yapan bütün zalim ve zorbalara karşı birlikte onur mücadelesi vermesidir. Zira hayatı cehenneme çevirmeye çalışan; tereddüt etmeden her yeri bombalayan, önüne çıkan her şeyi tahrip eden ve kadın, çocuk, yaşlı demeden her kesi öldürebilen gözü dönmüş bu anlayıştan ancak adalet ve merhamete dayalı birliktelikler kurtarabilir insanlığımızı.

Selam ve dua...

Kerem Engin; Bu Savaş Kimin? Haberi ağrı haber
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ticaret Odası Seçimlerin Süpriz Gelişme
Ticaret Odası Seçimlerin Süpriz Gelişme
Ağrı'da Kurban Bayramı Hareketliliği
Ağrı'da Kurban Bayramı Hareketliliği